Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yeni Başlayanlar İçin Kütüphaneyi Kullanma Kılavuzu

Kızım henüz iki yaşında . Bir yaşına kadar onu kitapla tanıştırmak için sabırsızlıkla bekledim.  Sütü, maması, bezi, gazı derken   birden   karşımda kitaba dokunan, bana kitap oku diyen , kitapların içini açması gerektiğini bilen , kitabı tutmayı bilen bir çocuk  durduğunu fark ediverdim. Sonra onu alıp kitapçılara gitmeye başladım. Kitapçılara gidip birlikte kitap karıştırıp hangisini alalım diye birlikte karar veriyoruz. 
       Bir gün @kütüpannenin afişini gördüm sosyal medyada. Altında bir açıklama yoktu yalnızca karışık saçlı –tıpkı benim kızım gibi- bir çocuk  ve kitaplar olan bir afiş. Üstünde  “Çocuklarımızı kütüphanelerle buluşturalım” yazıyordu.  Ne güzel bir afiş, ne güzel bir fikir diye düşündüm.     Afisten esinlenip kızımla birlikte halk kütüphanesine gitmeye karar  verdim  ve kızımı da alıp kütüphanenin yolunu tuttum. Kütüphaneye vardığımızda arabadan inerken  yanımızdan geçen insanlara “Bis tüke gee” (Biz kütüphaneye geldik diyordu sorulmuş gibi 😊 ) Çocuk kitaplığı b…

ÜÇ KADIN

Üç kadındılar. Büyüklü küçüklü üç kadın. Ağlıyordu biri. Diğerinin başı önünde. En küçük olan her şeyden habersiz burnunu karıştırıyordu. Yapma deyip eline vurdu ortanca. Gözlerindeki hüzün yaşlarıyla orantılıydı. Orantısız olan bire karşı üç olmalarına rağmen zayıf olmalarıydı. Üç kadın, bir adam(!) İçeri doğru bir kadın süzüldü önce ardından diğerleri girdi odaya. Doğrulara uymamaktan utanıyor muydu yoksa tüm doğrulara isyan mı başlatmıştı belli değildi. Yüzünde çokça anlaşılmamaktan kaynaklanan bir belirsizlik vardı. Kadının elinde telefon, pembe mor ve ışıltılı taşlarla süslenmiş. Mor bir kazak giymiş kadın, pembe bir yelek .Görünüşe bakılırsa pembe ve moru seviyor olmalıydı. Küçüğün üstünde de pembe bir mont. Pembe ne güzel bir renkti. Pembe ceketine gözünün takıldığını fark etti küçük kız  masada oturan kadının. Kadın kızgın görünüyordu. Kızmasına gerek yoktu oysa, burnunu karıştırmıyordu çünkü şimdi. Kadının bakışlarında bir telaş, biraz da öfke vardı. Hızlı hızlı ve hararetli n…

SAÇLARIN

Saçların… Saçların bir deli rüzgar, içimde esen dışıma taşan. Saçların bir mucize , içimdeki fırtınalarımdan sağ çıkan. Saçların bir hayal beni benden alan… Saçların..Mis kokuyorsun. Ellerin. ..Ellerin derdime derman, yaralarıma merhem. Ellerin minicik . Ellerimi ısıtıyorsun. Gözlerin… Bana ben gibi bakıyorsun. Aynada kendime bakar gibi. Güldüğünde içime, sıcacık bir sevgi, kocaman umutlar  ve dünyanın her şeye rağmen güzel olabileceğine dair inançlar doluyorsun. Burnun sanki biraz bana benziyor. Kusurlarımı sevdiriyorsun. Sesin bir melodi …Umut veriyorsun. Sen bağırarak  ağladığında  ben küçük diline, damağına ve dişlerine bakıyorum. Ne kadar da muntazam yaratılmışsın. Şükür sebebim oluveriyorsun. Kirpiklerin …Oysa bir kıl sadece ama uyurken nasıl da güzel oluyorsun. Aralandı  mı gözlerin  güneşim  olup içime doğuyorsun. Ayakların avucumda … Sıcacık. Ellerimden tutup beni ayağa kaldırıyorsun. Hiçliğime kimse, kimsesizliğime yoldaş, yoluma yolcu, yolcuma dua , duama amin oluveriyorsun.  A…

ÇİÇEK KOKUSU

Bir kadın baharı  getirir  evine. Çiçek kokar içinde kadın olan her ev. Kadın fesleğenler yetiştirir pencere önünde Bir yudum kahvene eşlik  eder kimin zaman keder
Kimi zaman bir bahar yağmuru kadar sessiz ve inceden Durulur kadın annesini özler derinden Bir dudak büküşü, elinin bir hareketinden Bakar kendine “Ne kadar da anneme benziyorum ben?”
Gülümser,  mutfağında çiçek açar zencefil, zerdeçal Biraz kemik suyu katar çorbasına ve sevgi birkaç dal Kadının vazosunda papatyalar beyaz Yatağında temiz çarşaf... Hadi uyu biraz…
Eteklerinde dolaşır uçuşur kelebekler gibi yavrusu Burnumu kaşı kızım ellerim kirli ve biraz sen yoksunu Burnumu kaşı ki ruhumu şenlendirsin  dokunuşu. Gözlerime bak içimi ısıtsın gözlerinin buğusu
Kimi zaman sus pus olur gölgeler El ayak çekilir bir derin sukuta  gömülür  heceler Bazen belki bir an tüm ışıklar söner Oysa kadın ışıl ışıl olsun ister her yer.

Uzaklarda  bir bebeğin bölünen uykusu Bir annenin feryadının gökyüzünde yok oluşu Sızlar kalbinde inceden  inceden Ah be bebek du…